Biberon Çürüğü Nedir?

Biberon ile uyumak doğru değildir
Biberon zannettiğiniz kadar masum değil!!

 

Annenin bebeğini gece boyunca emzirmesi dişlerin çok erken dönemde çürümelerine neden olur. Anne sütünün yapısındaki laktoz isimli şeker çok karyojenik (çürük yapıcı) bir maddedir. Bu nedenle son emzirmeyi bebek uzun akşam uykusuna yatmadan önce yapmak gerekir.
Biberon çürüğünün bir başka şekli de, şekerli sütün ya da mamanın biberon ile geceleri uyku sırasında alınması sonucu oluşur.İlk dişler sürerken karbonhidrattan(serbest şeker) zengin sıvılar ile beslenme de 2 yaşından önce dişleri şiddetli bir şekilde çürümesine yol açabilir.

biberon çürüğünün başlangıç aşamasına bir örnek..
biberon çürüğünün başlangıç aşamasına bir örnek..

Bunu engellemek için;

  • Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
  • Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
  • Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
  • Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
  • İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.
  • Fırçalama alışkanlığını kazandırmak için yaşını beklemeyin.
  • Diş kaşıyıcı yerine diş fırçası kullanımı, alışkanlıkların yerleşmesi için önemli bir adımdır.
  • Süt dişlerinin sağlıklı olarak var olmasının çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Reklamlar

Tedavi Sırasında Anne Babaya Düşen Görevler

YD2

Başarılı bir tedavi için en önemli şey ailenin uyumluluğu ve hekim ile iş birliği içinde olmasıdır. Öncelikle aileler, çocukları sorunları olmadan, kontrol amaçlı olarak hekime getirmelidir. Sağlıklı bir hayatın temel şartlarından birinin düzenli hekim kontrolü olduğunu hem kendileri unutmamalı hem de çocuklarına öğretmelidirler. Problemler ortaya çıktıktan sonra hekime gelmek, zaten şikayeti olan bir çocuğun gözünde hekimi daha da korkutucu hale getirir.

Tedavi sürecinde de ebeveynlerin sabırlı olması gerekmektedir. Çocukların aşması gereken korkuları olduğu unutulmamalıdır. Birçok kez hiçbir tedavi yapılmadan çocuk sadece oyun ve tanışma amaçlı olarak gelip gidebilir. Asla yapılmaması gereken şey çocuğu zorlamaktır. Çocukken yapılan tüm zorlamalar ileriki yaşlarda korku olarak geri dönmektedir. Bugün diş hekimi korkusunun temeli olumsuz çocukluk anılarına dayanmaktadır.

YD1

Çocuğun ebeveyn tarafından motive edilmesi, tedavinin şart olduğu, bu konuda ancak hekimin ona yardımcı olabileceği, anne babanın elinden gelen şeyin ancak zamanında doktora götürmek olduğu anlatılmalıdır. Motivasyon amaçlı bile olsa “korku, acı” gibi olumsuz kelimeler asla kullanılmamalıdır. Çocuk “acımayacak, korkmaya gerek yok” gibi cümlelerden sadece olumsuz olan kelimeleri alır ve bilinçaltına yerleştirir. Tedavi sırasında çocuğa bir birey olduğunu hissettirerek aşırı korumacı tavırdan uzak durulmalı, hekim ile çocuk klinikte yalnız bırakılmalıdır. Asla acele edilmemeli, sabırla randevulara sadık olarak gelinmelidir.

 

Çocukların Ağız Diş Sağlığında Ebeveynin Görevleri

biberon1YD

Sağlıklı bir hayatın temelleri bebeklik döneminden başlayarak hayatın ilk yıllarında atılır. Bu konuda yönlendirici ve yönetici olarak en büyük görev aileye düşmektedir. Öncelikle bakım alışkanlıklarının kazandırılmasında tüm aile bireylerinin de disiplin ile katılarak hep beraber fırçalama çok önemlidir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesidir. Geceleri biberon ile besin verilerek çocukların uyutulması ağız diş sağlığı açısından çok sakıncalıdır. Gece biberonla verilebilecek tek şey sadece sudur. Su harici, süt, meyve suyu, ballı süt gibi şeyler dişlerin yüzeyine yapışarak çürüklerin başlamasına neden olacaktır. Günümüzde biberon çürüğü olarak adlandırılan durum maalesef pek çok çocuğumuzda görülmektedir. Süt dişleri henüz sürme aşamasında çürüyüp ağızda sadece kökler olarak kalmakta, bunların pek çoğu da iltihap yaparak genel sağlığı bozmasından dolayı çekilmektedir. Bu erken kayıplar da gerek o süreçte beslenmeyi tamamen bozacağı gibi, uzun vade de kalıcı dişlerin doğru pozisyonlarda çıkmalarına engel teşkil edip ağır çapraşıklıklar (malpozisyon) ya da hiç çıkamamalarına neden olmaktadır.

bç

Bir başka hata, diş dizisi tamamlandıktan sonra uzun süre emzik kullanımıdır. Emziği emme kuvveti ileriki yaşlar için ciddi ortodontik problemler ortaya çıkarır. Aynı şekilde emzik sonrası parmak emme alışkanlığı mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Bu tarz alışkanlıkları olan çocuklar da sadece diş estetiği ile ilgili problemler değil, aynı zaman da ağzın kapanışı ile ilgili iskeletsel sorunlar da ortaya çıkıp beslenmeyi de zorlaştırmaktadır; hatta çiğneme bozukluğuna bağlı çene eklemi (TME) problemi oluşmaktadır.

 

GÖKKUŞAĞI RENKLERİNDE MUTLU SÜT DİŞLERİ

RENKLİ DOLGU

Süt dişlerinin varlığı ve sağlığı ağızdaki görevlerini tamamlayana kadar çok önemlidir. Halk arasındaki en önemli yanılgı “Nasılsa yerine yenisi gelecek” mantığı ile süt dişlerinin tedavisini gereksiz görmektir. Oysaki süt dişlerinin en önemli görevlerinden biri de yerini alacak olan asıl dişlere rehberlik etmeleridir. Daimi dişler yüzeye ulaşırken süt dişlerinin kökleri arasından kendilerine yol çizerler. Erken süt dişi kayıplarında daimi dişler yönlerini karıştırıp yanlış pozisyonlarda çıkabilir hatta hiç çıkamayabilirler.

İnsanlar maalesef süt dişlerinin bu stratejik önemini bilmediği için fırçalama alışkanlığını bile geri plana atmaktadırlar. Pek çok ebeveyn yenisi gelecek mantığıyla çürükleri tedavi ettirtmemektedir. Bazen de hemen çektirme yoluna gitmektedir.

Günümüz teknolojisi sayesinde çocuklarımız için dolgular renklendirilerek cazip hale getirilebilmektedir. Hatta okullarda ve kendi oyun arkadaşları arasında yapılan diyaloglarda renkli dolgular motive edici etken olup, diş hekimi korkusunun önüne geçmektedir. Renkli dolgularla ufak tefek yapılan şekiller, desenler de diş tedavisini sempatik hale getirebilmekte, çocuklar randevularına mutluluk ile korkmadan gelebilmektedirler.

Dişler ağza sürdükten hemen sonra birçok çürük yapıcı etkenle karşılaşmaya başlarlar. Dolayısıyla fırçalama mutlaka dişler çıktığı andan itibaren yapılmalıdır. Bakımına özen gösterilmeli herhangi, düzenli kontrole gidilmeli, sorunlar oluşmadan önlenmeli ve herhangi bir sorun olduğunda da hemen çözülmelidir.süt dişleri

Unutmayalım ki hayat nasıl başlarsa öyle gidecektir. Fırçalama ve bakım alışkanlıkları, düzenli hekim kontrolü mantığı hayatın ilk yıllarında yerleşmezse sonradan bunları rutine oturtmak çok zor olacaktır. Çoğu insanın diş hekimi korkusu çocukluk yıllarına dayanmaktadır. Göstereceğimiz bu özen ile çocuklarımızın tüm hayatı boyunca diş sağlığını dolayısıyla hayattan tat alabilmesini garanti altına almış oluruz.

Hayatın İlk Adımlarında Ağız Bakımı

DİŞ FIRÇALAMA

Diş Fırçası İle Tanışma

             Ağız ve diş sağlığının korunmasında en önemli yol, hayatın yeni başladığı dönemlerde bakım alışkanlıklarının doğru şekilde yerleştirilmesi ile mümkündür. Toplum için de diş fırçası ile ilk temas 2 yaş civarı sanılmaktadır. Oysaki 4 aylıktan itibaren yani diş eti kaşıntılarının başladığı süreçten itibaren uygun fırçalarla tanışmış olmak hem bilinçaltına alışkanlıkları yerleştirebileceği gibi hem de dişlerin sağlığının hiç bozulmadan korunmasına yardımcı olmaktadır. Günümüz teknolojisi ile birçok firmanın bebekler için uygun, sap kısmında diş kaşıyıcı görevi görecek silikon bölümleri olan fırçaları üretilmiştir. Sıradan diş kaşıyıcılar yerine bu fırçaların kullanılması çok daha doğrudur. Firmalar 0-3 yaş arası çocuklar için uygun, yutulabilir, bitkisel ve kaşıntı hissini rahatlatıcı diş macunları üretmişlerdir. Bunların kullanımı diş çıkma sürecinin zorluklarını hafifleteceği gibi aynı zamanda macunla ilk tanışmada yaşanan sorunların da önüne geçecektir.

            Bilincin şekillenmeye başladığı dönemlere kadar diş fırçalama ebeveynler tarafından oyun olarak her gün uygulanmalıdır. Bu süreçte düzenli hekim kontrolü ile yapılan ilk tanışmalar da oluşacak olan korkuların tamamen önüne geçecektir. Fırçalama alışkanlığının gerekliliğinin yerleştirilebilmesi için en doğru yöntem, tüm aile bireylerinin her gün aynı saatte (özellikle gece yatmadan önce seansı atlanmadan) hep birlikte diş fırçalamalarıdır. Çocuk sadece kendine fırçala denildiğinde karşı çıkmakta fakat bütün aile bireyleri bunu yaptığında örnek almaktadır. Unutulmamalıdır ki çürükler ile başa çıkmak yerine hiç çürümeden dişlere sadece kontrollerle koruma yapmak mümkündür. Bu durumda diş hekimi korkusu başlamadan bitecektir.

Diş Hekimi ile İlk Buluşma

 

diş hekimi ile ilk buluşma

Diş hekimi ile çocuğun ilk tanışması için ağızda dişlerin varlığına ihtiyaç yoktur. Bu zamanlamadaki amaç çocuğun bilinçaltına henüz korkular yerleşmeden, muayeneyi öncelikle bir oyun sonrasında gereklilik haline getirebilmektir. Dolayısıyla diş hekimleri de öncelikle çocuklarımızın oyun arkadaşları olacaktır. Dört ile altı aylık olan çocuklarımızın diş hekimleri ilk buluşmaları için uygun zaman gelmiş demektir. Diş çıkma dönemi yakınlaşan bu bebeklerimize uygun fırça-kaşıyıcı kombinasyonu ve jeller ile bu sürecin daha kolay atlatılması için tavsiyeler de bulunulur, ağız bakım alışkanlıklarının yerleşebilmesi için ilk bilgiler verilir. Sonrasında yapılacak olan düzenli hekim ziyaretleri ile asıl amacımız, SIFIR ÇÜRÜK yani olabilecek olan tüm diş ve diş eti rahatsızlıklarının hiç oluşmadan önüne geçilmesidir…