sağlıklı diş ve diş etleri için diş taşı temizliği

bigstock-close-up-medical-dentist-proce-32297684-940x300
dişlerin temizlenme işlemi

 

Halk arasında genel bir yanılgı, diş taşı temizliğinin dişlere zarar verdiğidir. İşinin ehli bir hekim tarafından yapılan temizlik hiçbir şekilde zarar vermez. Diş taşları temizlenmez ise bulundukları noktalarda lokal kemik erimelerine neden olurlar, bu da dişlerde bir süre sonra sallantıya neden olur. Kontrol altına alınamayan diş taşları bir süre sonra dişlerin sallanarak kaybına bile yol açabilir.

taş 2
diş taşlarının diş eti ve çene kemiğindeki eritme etkileri

Diş eti hastalıklarının tedavileri arasındaki en yaygın ve koruyucu yöntemdir. Diş taşı temizliğinde tartar ve plak olarak da adlandırılan diş taşlarının uzaklaştırılır. Plak yapışkan bir maddedir ve büyük çoğunluğu bakterilerden oluşur. Plağın zaman içinde sertleşmesi ile diş taşları oluşur. Plak ve diş taşları diş yüzeyine, özellikle de dişeti sınırının altında bulunan kök yüzeyine tutunurlar. Plak pürüzlü yüzeye tutunma eğiliminde olduğundan kök yüzeylerinin düzleştirilmesi gerekir. Bu işlemde tüm diş taşları temizlenir ve kök yüzeyi üzerindeki düzensizlikler giderilir.

Funny-tooth-and-bacteria-image-E

Diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmede ultrasonik aletler ve el aletleri kullanılır. Ultrasonik aletler hava basıncı ya da elektrik ile çalışırlar. Öncelikle geniş plak ve diş taşları dişin kuron ve kök yüzeyinden ultrasonik aletler ile uzaklaştırılır. El aletleri kalan tüm materyalin uzaklaştırılması ve kök yüzeylerinin düzleştirilmesi için kullanılır.

Tedaviden iki üç gün sonra kaybolacak sıcak-soğuk hassasiyeti ve hafif ağrı olabilir. Ağrının ortadan kaldırılması için ağrı kesiciler kullanılabilir.

 

Reklamlar

Tedavi Sırasında Anne Babaya Düşen Görevler

YD2

Başarılı bir tedavi için en önemli şey ailenin uyumluluğu ve hekim ile iş birliği içinde olmasıdır. Öncelikle aileler, çocukları sorunları olmadan, kontrol amaçlı olarak hekime getirmelidir. Sağlıklı bir hayatın temel şartlarından birinin düzenli hekim kontrolü olduğunu hem kendileri unutmamalı hem de çocuklarına öğretmelidirler. Problemler ortaya çıktıktan sonra hekime gelmek, zaten şikayeti olan bir çocuğun gözünde hekimi daha da korkutucu hale getirir.

Tedavi sürecinde de ebeveynlerin sabırlı olması gerekmektedir. Çocukların aşması gereken korkuları olduğu unutulmamalıdır. Birçok kez hiçbir tedavi yapılmadan çocuk sadece oyun ve tanışma amaçlı olarak gelip gidebilir. Asla yapılmaması gereken şey çocuğu zorlamaktır. Çocukken yapılan tüm zorlamalar ileriki yaşlarda korku olarak geri dönmektedir. Bugün diş hekimi korkusunun temeli olumsuz çocukluk anılarına dayanmaktadır.

YD1

Çocuğun ebeveyn tarafından motive edilmesi, tedavinin şart olduğu, bu konuda ancak hekimin ona yardımcı olabileceği, anne babanın elinden gelen şeyin ancak zamanında doktora götürmek olduğu anlatılmalıdır. Motivasyon amaçlı bile olsa “korku, acı” gibi olumsuz kelimeler asla kullanılmamalıdır. Çocuk “acımayacak, korkmaya gerek yok” gibi cümlelerden sadece olumsuz olan kelimeleri alır ve bilinçaltına yerleştirir. Tedavi sırasında çocuğa bir birey olduğunu hissettirerek aşırı korumacı tavırdan uzak durulmalı, hekim ile çocuk klinikte yalnız bırakılmalıdır. Asla acele edilmemeli, sabırla randevulara sadık olarak gelinmelidir.

 

Çocukların Ağız Diş Sağlığında Ebeveynin Görevleri

biberon1YD

Sağlıklı bir hayatın temelleri bebeklik döneminden başlayarak hayatın ilk yıllarında atılır. Bu konuda yönlendirici ve yönetici olarak en büyük görev aileye düşmektedir. Öncelikle bakım alışkanlıklarının kazandırılmasında tüm aile bireylerinin de disiplin ile katılarak hep beraber fırçalama çok önemlidir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesidir. Geceleri biberon ile besin verilerek çocukların uyutulması ağız diş sağlığı açısından çok sakıncalıdır. Gece biberonla verilebilecek tek şey sadece sudur. Su harici, süt, meyve suyu, ballı süt gibi şeyler dişlerin yüzeyine yapışarak çürüklerin başlamasına neden olacaktır. Günümüzde biberon çürüğü olarak adlandırılan durum maalesef pek çok çocuğumuzda görülmektedir. Süt dişleri henüz sürme aşamasında çürüyüp ağızda sadece kökler olarak kalmakta, bunların pek çoğu da iltihap yaparak genel sağlığı bozmasından dolayı çekilmektedir. Bu erken kayıplar da gerek o süreçte beslenmeyi tamamen bozacağı gibi, uzun vade de kalıcı dişlerin doğru pozisyonlarda çıkmalarına engel teşkil edip ağır çapraşıklıklar (malpozisyon) ya da hiç çıkamamalarına neden olmaktadır.

bç

Bir başka hata, diş dizisi tamamlandıktan sonra uzun süre emzik kullanımıdır. Emziği emme kuvveti ileriki yaşlar için ciddi ortodontik problemler ortaya çıkarır. Aynı şekilde emzik sonrası parmak emme alışkanlığı mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Bu tarz alışkanlıkları olan çocuklar da sadece diş estetiği ile ilgili problemler değil, aynı zaman da ağzın kapanışı ile ilgili iskeletsel sorunlar da ortaya çıkıp beslenmeyi de zorlaştırmaktadır; hatta çiğneme bozukluğuna bağlı çene eklemi (TME) problemi oluşmaktadır.

 

GÖKKUŞAĞI RENKLERİNDE MUTLU SÜT DİŞLERİ

RENKLİ DOLGU

Süt dişlerinin varlığı ve sağlığı ağızdaki görevlerini tamamlayana kadar çok önemlidir. Halk arasındaki en önemli yanılgı “Nasılsa yerine yenisi gelecek” mantığı ile süt dişlerinin tedavisini gereksiz görmektir. Oysaki süt dişlerinin en önemli görevlerinden biri de yerini alacak olan asıl dişlere rehberlik etmeleridir. Daimi dişler yüzeye ulaşırken süt dişlerinin kökleri arasından kendilerine yol çizerler. Erken süt dişi kayıplarında daimi dişler yönlerini karıştırıp yanlış pozisyonlarda çıkabilir hatta hiç çıkamayabilirler.

İnsanlar maalesef süt dişlerinin bu stratejik önemini bilmediği için fırçalama alışkanlığını bile geri plana atmaktadırlar. Pek çok ebeveyn yenisi gelecek mantığıyla çürükleri tedavi ettirtmemektedir. Bazen de hemen çektirme yoluna gitmektedir.

Günümüz teknolojisi sayesinde çocuklarımız için dolgular renklendirilerek cazip hale getirilebilmektedir. Hatta okullarda ve kendi oyun arkadaşları arasında yapılan diyaloglarda renkli dolgular motive edici etken olup, diş hekimi korkusunun önüne geçmektedir. Renkli dolgularla ufak tefek yapılan şekiller, desenler de diş tedavisini sempatik hale getirebilmekte, çocuklar randevularına mutluluk ile korkmadan gelebilmektedirler.

Dişler ağza sürdükten hemen sonra birçok çürük yapıcı etkenle karşılaşmaya başlarlar. Dolayısıyla fırçalama mutlaka dişler çıktığı andan itibaren yapılmalıdır. Bakımına özen gösterilmeli herhangi, düzenli kontrole gidilmeli, sorunlar oluşmadan önlenmeli ve herhangi bir sorun olduğunda da hemen çözülmelidir.süt dişleri

Unutmayalım ki hayat nasıl başlarsa öyle gidecektir. Fırçalama ve bakım alışkanlıkları, düzenli hekim kontrolü mantığı hayatın ilk yıllarında yerleşmezse sonradan bunları rutine oturtmak çok zor olacaktır. Çoğu insanın diş hekimi korkusu çocukluk yıllarına dayanmaktadır. Göstereceğimiz bu özen ile çocuklarımızın tüm hayatı boyunca diş sağlığını dolayısıyla hayattan tat alabilmesini garanti altına almış oluruz.